Avrupa
Giriş Tarihi : 29-06-2015 11:16   Güncelleme : 29-06-2015 11:16

Avrupa Basını Yunanistan Krizini Nasıl İşledi

Avrupa Basını Yunanistan Krizini Nasıl İşledi

İngiltere basınında bugün, Yunanistan’daki borç kriziyle ilgili haber ve analizler öne çıkıyor.

Yunanistan kriziyle ilgili birçok gazete; haber ve köşe yazılarına yer vermenin dışında kendi editoryal görüşlerini de aktarıyor.

Gözler Yunanistan krizinde

Gazetelerde Yunanistan’ı eleştiren yorumların yanında Yunanistan’ın tavrını ve referandum kararını anlamayı öneren yazılar da var.

Financial Times referandum kararından bahsederken, “Başbakan Alexis Tsipras Yunanistan’ı uçurum kenarına götürüyor” diyor.

Gazete, “krizde tarafların yapıcı olmak yerine iyiden iyiye birbirine suçlamaktan keyif almaya gönüllülük yönünde görüntü verdiğini” belirtiyor.

Times, “Euro’nun, farklı ekonomileri olan bir kıtada geniş bir şekilde kullanılması yanlıştı. Yunanistan Euro’nun mağduru oldu” diye yazarken referandum kararını ise “bununla demokrasi taklidi yapan Yunanistan liderlerinin krizi daha da kötüleştirmesi” olarak yorumluyor.

Daily Telegraph editoryal yorumunda, “Yunanistan’ın küçük düşürülmesi hepimizi kaygılandırmalı” diyor.

Gazete, referandum kararını Yunanistan’ın egemenlik hakları bağlamında ele alıyor ve ülkenin kendi kararlarını kendi alma hakkına vurgu yapıyor.

———

Alman gazetelerine Euro Grubu’ndaki Yunanistan krizi damgasını vuruyor. Gazeteler eleştiri oklarını Atina’ya çevirmiş durumda.

Geçen hafta yaşananları Euro Birliği’nin tarihinde bir dönüm olarak nitelendiren Frankfurter Allgemeine Zeitung, Yunanistan kriziyle ilgili şu değerlendirmeye yer veriyor:

“Euro bölgesinin maliye bakanları, Yunan hükümeti tarafından alaya alınmalarına daha fazla izin vermedi. Yunanistan’ın bu ay sonunda süresi dolan yardım programını oy birliği ile bir kez daha uzatmaktan kaçındı. Bu doğru ve alternatifi olmayan bir bir karardı. Doğruydu, çünkü Başbakan Aleksis Tsipras’ın hükümeti alacaklılarla yürüttüğü pazarlıklarda siyasi ahlakın gerektirdiği ilkelerin en azını bile yerine getirmedi. Ayrıca programın yeniden uzatılması, Euro Grubu’nun Yunan hükümeti tarafından baskı altına alındığının itirafı olurdu.“

Neue Osnabrücker Zeitung’da ise şu satırları okuyoruz:

“Yunanistan’ın iflası ve bunun Avrupa Birliği’nin tamamına dramatik etkilerine karşı korku giderek büyüyor. Sosyalistler ve sağcı popülistlerden oluşan Atina hükümeti, bu koşullar altında bir manevra yaptı. Bu manevra ile de Euro maliye bakanlarının sabrını taşırdılar… Yunanlar, müzakere maratonlarının ardından halk oylaması yapmak istediklerini ileri gitti. Syriza hükümetinin artık son bir şansı bile yok, zira bu en sonuncusuydu. Kreditörler, Atina’ya çoktan karşı koymalıydı. Başbakan Tsipras ve Maliye Bakanı Varufakis reformları ve tasarruf önlemlerini ciddiyetle hayata geçirmekten kaçındığı zaman… Bu nedenle diğer Euro ülkelerinin kızgınlığını anlamak mümkün.“

Darmstädter Echo gazetesi ise Yunanistan’la birlikte Avrupa Birliği’ni eleştiriyor:

“Avrupa Birliği, açık, ne olduğu belli bir sorunu çözmekte yeteneksiz olduğunu kanıtladı. Dolayısıyla suçu sadece Yunanistan’da aramak yanlış olur. Bir kere kreditörler, çok uzun zamandır Yunan hastaya kaldırabileceğinden daha fazla ilaç veriyor. Avrupa’nın nihayet bu konuda artık ciddiyetle konuşması gerekli. Bu Aleksis Tsipras için de büyük bir şans olur. Çünkü Tsipras’ın kaba kuvvet stratejisi amacına burada ulaşmadı ve bu stratejisini çok derinlere gömdü.“

Stuttgarter Nachrichten gazetesine de “Neyse ki vatandaş, siyasetin tahmin ettiğinden daha akıllı“ değerlendirmesini yapıyor. Yorum şöyle devam ediyor:

“Bugünlerde Yunanların çektiği her Euro Tsipras hükümeti için birer güvensizlik oyu. Yeni kamuoyu yoklamaları, çok daha fazla Yunan’ın Avrupa Birliği ile fikir birliği içinde olduğunu gösteriyor.“