Batı Trakya
Giriş Tarihi : 23-03-2021 22:26   Güncelleme : 24-03-2021 01:13

MEBUS ZEYBEK- DEDE DAVASI GÖRÜŞÜLDÜ: DEDE HAPSE Mİ GİRDİ?

MEBUS ZEYBEK- DEDE DAVASI GÖRÜŞÜLDÜ: DEDE HAPSE Mİ GİRDİ?

2014 yerel seçimleri öncesi 16 Mayıs Cuma günü akşamı Syriza mebusu Hüseyin Zeybek,  Syriza'nın Bulustra belediye başkanlığına aday olan Kalyambakas'a destek mahiyetinde Gökçeler'de yapılan son seçim mitinginde söz alarak konuşmuştu.
Bu konuşma benim bilgime geldikten sonra 16 Mayıs 2014 gece saat 9.15'te şu yorumu yazdım ve burada paylaştım:

"Yunanistan yerel seçimlerinin propaganda konuşmalarının yapıldığı son gecede, İskeçe Gökçeler köyünde konuşma yapan İskeçe SYRİZA mebusu HÜSEYİN ZEYBEK'in yaptığı konuşmada, anavatan Türkiye'nin SOMA ilçesinde meydana gelen feci kazanın tek sorumlusunun AK PARTİ hükümetinin olduğunu dile getirerek dinleyenleri ŞAŞKINA çevirdi.

Biz, Batı Trakya'nın, İskeçe'nin, Gökçeler'in YUNANİSTAN sınırları içerisinde olduğunu biliyoruz.

Mebus Zeybek'in Yunanistan yerel seçimlerinde, Türkiye'de meydana gelen feci kazanın sorumlusunu aramasını anlamaktan aciziz.

Mebus Zeybek, Yunanistan'ın yerel seçimlerinde Türkiye'yi, Türkiye'de meydana gelen bir kazayı diline dolayacağına, kimin sorumlu olup olmadığını araştıracağına... SYRİZA partisinin SABİHA SÜLEYMAN'ın AP adaylığına alınmasını-atılmasını, Av. AHMET KURT'un SYRİZA adaylığına alınıp sonra da ÇÖP gibi kapı dışı edilip adaylıktan MEN edilmesinin hesabını versin.
Türkiye'de olan olayların, kazaların hesabını SORACAK 77 milyon Türk vatandaşı var.
Türkiye'de olanların hesabını sormak ne ZEYBEK'in işi ne de sorumluluğudur.

Onun sorumluluğu, Yunanistanda olanlarla alakalıdır.

Ve özellikle İskeçe'de olanlardan sorumludur.
Bu sorumluluklarını unutup, SYRİZA'nın maskaralıklarını örtbas etmek için, Türkiye'de meydana gelen bir kazayı diline dolaması, paparalığın, hıyarlığın ve acizliğin en belirgin örneğidir.

Maalesef mebus, konuştukça...batıyor.

Maalesef mebus, ağzını açtıkça...gaf üstüne gaf işliyor.

Mebusun bu akşamki konuşmasını esefle karşılıyor ve şiddetle kınıyoruz."

Haberi okuyunuz

Hüseyin Zeybek, bu yorumuma çok fazla içerlemiş ve kendi ifadesiyle beyin kanaması geçirecek duruma gelmiş.
Sonuç olarak aynı gün, yani 17 mayıs günü aleyhime ceza davası açmış.
Dava edildiğimi 2014 senesinin Aralık ayında ifadeye çeğrılınca öğrendim.
Dava dosyasında yukarıda paylaştığım yazımın Yunanca tercümesini gördüm.
Ve afalladım.
Yazımı RESMİ tercüme eden avukat SİNAN KAVAZ'ın, yazıda kullandığım HIYARLIK kelimesini ÇÜK-YARAK olarak Yunancaya tercüme ettiğini gördüğümde ve bu tercümeyi mebus Hüseyin Zeybek'in de kabullenip aleyhimde hakaret ve iftira davası açtığına şahit olduğumda, yalansız, AFALLADIM.

Hem avukat SİNAN KAVAZ hem de mebus Hüseyin Zeybek, HIYARLIK kelimesinin ÇÜK-YARAK OLMADIĞINI bildikleri halde bunu kasten öyle imiş gibi mahkemeye sundular.


Uzatmayayım.
SYRIZA'nın hükümet olduğu dönemde, Papangelopulos'un da Adalet vekil bakanı  olduğu dönemde, tarih olarak ta 8 Kasım 2018'de İskeçe Tek hakimli Asliye Ceza mahkemesinde davamız görüşüldü.
Ve hayret!!!

8 ay hapse mahkum oldum!!!

Haberini okuyunuz

Hakaretten değil, İFTİRA SUÇUNDAN Cezalandım.
40 yıllık gazetecilik hayatımın en şaşırtıcı kararıydı bu benim için.
İstinaf ettim.

Ve istinaf bugün, 23 Mart 2021 Salı günü İskeçe ÜÇ HAKİMLİ ASLIYE CEZA mahkemesinde görüşüldü.
İktidarda Syriza hükümeti YOK.
Papangelopulos ta Adalet vekil bakanı değil.

5 saat süren davada hakimler ve savcı ile avukatımız Hüseyin Zeybek'e şu soruyu sordular tekrar tekrar:
Dede'nin makalesinde hangi cümlede size iftira ediliyor?
Mebus Hüseyin bu soruya cevap veremedi.

Ve ne hikmetse bizim mebusumuz Hayır ben, işletme sahibini eleştirdim deyip durdu.

Netice:
2014 senesinden beri her fırsatta ben gazeteci ABDÜLHALİM DEDE'yi "EZİP YOK EDECEĞİM" diyen mebusumuz Hüseyin Zeybek, bugün nihai amacına ULAŞAMADI.
İstinaf mahkemesi, savcının teklifini kabul ederek, makalemizde İFTİRA SUÇUNUN OLUŞMADIĞINA KANAAT GETİREREK KOVUŞTURMANIN SON BULMASINA KARAR VERDİ.

Mebus kardeşimiz Hüseyin Zeybek'e beni EZİP YOK EDEMEDİĞİ için üzüntülerimi iletiyorum.

Ayrıca, avukat arkadaşım Selanikli Efi Telli'ye, yardımcısı genç avukat Hristina'ya, savunma şahitlerim Milletvekili kardeşim Dr. Burhan Baran ve gazeteci arkadaşım Sotiris Buzaras'a alenen teşekkür ediyorum.